banner238

banner228

banner220

banner245

banner246

banner247

banner306
03 Ekim 2026 Cumartesi

ADNAN EREN’İN KALEMİNDEN TÜRK GÜCÜ, TURAN ÜLKÜSÜ VAR OLSUN

TÜRK GÜCÜ, TURAN ÜLKÜSÜ VAR OLSUN

03 Ekim 2026, 00:55
TÜRK GÜCÜ, TURAN ÜLKÜSÜ VAR OLSUN

TÜRK GÜCÜ, TURAN ÜLKÜSÜ VAR OLSUN

3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü…

Bugün yalnızca takvimlerde yer alan özel bir gün değil; ortak tarihimizin, dilimizin, kültürümüzün ve geleceğe dair ortak hedeflerimizin yeniden hatırlanması gereken önemli bir gündür.

3 Ekim 2009 tarihinde Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile Türk dünyasındaki iş birliği kurumsal bir yapıya kavuştu. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında devam eden bu birliktelik; siyasi dayanışmadan ekonomiye, ticaretten kültüre kadar geniş bir alanda Türk devletlerini birbirine yakınlaştıran önemli bir zemindir.


Peki bundan sonrası?

Türk Gücü olmalı, Turan Ülküsü yaşamalı.

Okullarda Turan, Turancılık ve Türkçülük kavramlarını okuduk. Orta Asya'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya uzanan geniş bir coğrafyada Türklerin tarih boyunca bıraktığı izleri öğrendik.

Ancak artık yalnızca geçmişimizle övünmek yeterli değildir.

Geçmişten aldığımız güçle geleceği inşa etmenin zamanı gelmiştir.

Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Türk toplulukları arasında sınırların fiziken birleşmesinden değil; gönüllerin, ekonomilerin, kültürlerin ve ortak hedeflerin birbirine daha güçlü bağlanmasından söz etmeliyiz.

Benim Turan anlayışımın temelinde de bu vardır:

Birlik, dayanışma, ortak kalkınma ve güçlü bir Türk dünyası.

Türk devletleri arasında insanların seyahatini ve ticareti kolaylaştıracak uygulamalar daha da geliştirilmelidir. Uzun vadede vize, pasaport ve bürokratik işlemlerin mümkün olduğunca azaltıldığı; insanların, öğrencilerin, girişimcilerin ve iş dünyasının daha rahat hareket edebildiği bir Türk dünyası hedeflenmelidir.

Türkiye'de üretilen yerli ve millî ürünlerin Türk dünyasında daha geniş pazarlara ulaşması, diğer Türk devletlerinin ürettiği ürünlerin ve sahip olduğu kaynakların da karşılıklı fayda temelinde değerlendirilmesi önemlidir.

Neden Türk dünyasının kendi güçlü ticaret ağları daha da büyümesin?

Neden ortak teknoloji yatırımları, sanayi bölgeleri, enerji projeleri, lojistik merkezleri ve büyük ticaret fuarları daha fazla hayata geçirilmesin?

Neden gençlerimiz birbirlerinin ülkelerinde daha kolay eğitim görmesin, iş kurmasın ve ortak projeler geliştirmesin?

Ortak üniversite programlarından öğrenci değişimlerine, bilim ve teknoloji merkezlerinden ortak kültür ve sanat organizasyonlarına kadar çok daha geniş bir iş birliği alanı oluşturulabilir.

Çünkü güçlü olmak yalnızca askerî güçle ölçülmez.

Ekonominiz güçlüyse güçlüsünüz.
Biliminiz güçlüyse güçlüsünüz.
Teknolojiniz güçlüyse güçlüsünüz.
Kültürünüzü yaşatabiliyorsanız güçlüsünüz.
Gençlerinize ortak bir gelecek sunabiliyorsanız güçlüsünüz.

Türk dünyasının sahip olduğu nüfus, doğal kaynaklar, enerji potansiyeli, üretim kapasitesi, tarihî birikimi ve jeopolitik konumu doğru iş birliği modelleriyle değerlendirildiğinde çok daha güçlü bir ekonomik ve siyasi dayanışma zemini oluşturabilir.

Bunun yolu da sloganlardan çok somut projelerden geçmektedir.

Ortak ticaret mekanizmaları, karşılıklı yatırımlar, ulaşım koridorları, enerji iş birlikleri, teknoloji ve savunma sanayii projeleri, eğitim programları, kültür-sanat etkinlikleri, ortak medya çalışmaları ve gençlik buluşmaları artırılmalıdır.

Türk dünyasının insanları birbirini daha yakından tanımalıdır.

Türkiye'deki bir genç Kazakistan'ı, Azerbaycan'ı, Kırgızistan'ı, Özbekistan'ı ve diğer Türk coğrafyalarını yalnızca haritada görmemeli; kültürünü, edebiyatını, müziğini ve insanını da tanımalıdır.

Aynı şekilde Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan gençler de Türkiye ile daha güçlü bağlar kurabilmelidir.

Çünkü devletler arasındaki anlaşmalar önemlidir ancak milletler arasındaki gönül bağı çok daha kalıcıdır.

Siyasetten ticarete, ticaretten eğitime, eğitimden kültüre, kültürden aile ve kardeşlik bağlarımıza kadar ilişkilerimizi kuvvetlendirmeye devam etmeliyiz.

Farklı devletler olabiliriz.

Farklı sınırlarımız olabilir.

Fakat ortak tarihimiz, ortak kültürümüz ve bizi birbirimize bağlayan çok güçlü değerlerimiz var.

Bu değerleri gelecek nesillere taşıyabilir, ekonomik ve kültürel iş birliğini somut projelerle destekleyebilirsek Türk dünyası yalnızca geçmişiyle değil, geleceğiyle de güçlü olacaktır.

Birlikte üretelim.
Birlikte büyüyelim.
Birlikte güçlenelim.

Sınırlar ayrı olsa da gönüller bir olsun.

Ekonomimiz, kültürümüz, bilimimiz ve ortak geleceğimiz güçlensin.

Türk Gücü var olsun.
Turan Ülküsü var olsun.

Bu duygu ve düşüncelerle 3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü kutlu olsun.

Adnan EREN
Büyük Haber – Köşe Yazısı
www.buyukhaber.com – Haberin Tek Adresi

adnan eren

beylikdüzü - beylikdüzü haber - beylikdüzü haberleri- beylikdüzü haberci - beylikdüzü haber merkezi - beylikdüzü belediyesi - beylikdüzü sakinleri
BEYLİKDÜZÜ HABER

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner230
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV