banner238

banner228

banner220

banner245

banner246

banner247

banner319
01 Mayıs 2017 Pazartesi

Prof.Dr.Ahmet Ercan Büyükçekmece Albatros Yorumu!

Saldırılar Bizi Yıldıramaz!

15 Nisan 2017, 14:04
Saldırılar Bizi Yıldıramaz!


Saldırılar Bizi Yıldıramaz!

EVET Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu talimatı ile koruma ordusu ve CHP'li meclis üyelerinin saldırısı sonucu darp edildik. Gazetecilerin bu ne ilk, nede son darp edilişi olacak çünkü doğru, dürüst, objektif habercilik yapmanın bedelini herzaman gazeteciler mutlaka öder.

Her gazetecinin bazı özendiği gazeteciler vardır bizimde özendiğimiz yazar ve gazeteci büyüklerimiz elbet var ama benim herzaman idolum Şehit Gazeteci Yazar Hasan Tahsin'dir. Milli mücadele yıllarına damga vuran Şehit Gazeteci Yazar Hasan Tahsin gibi vatan sever gazeteciler sayesinde kurtuluş mücadelemiz başlamış ve her Şehidimizin kanıyla bu ülkenin sınırları çizilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir parti üyesi olan CHP'li Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ile koruma ordusu ve CHP'li meclis üyelerinin saldırısı sonucu darp edilmemiz bizleri şaşkına çevirmiştir. Her söylevlerinde Basın Özgürlüğünden dem vuran bu Sahte CHP'liler ne arayıp geçmiş olsun demiş nede bir basın açıklaması yapabilmiştir. Gerçek yürekli CHP'li vatandaşlarımızı tenzih ediyorum onlar tarafımıza ulaşarak gerekli duyarlılıklarını göstermişlerdir.

Bölgede arayıp soran siyasetçilere, vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ulusal medyada haberleri yayınlıyarak bu çirkinliği gözler önüne getiren medya mensuplarına ve gazeteci meslektaşlarımada teşekkür ediyorum.Tabi aramaya cesaret edemeyen bir açıklamayı dahi yapacak cesareti olmayan sağdan, soldan, menfaatleri doğrultusunda gözlerini kapatan "Bakar kör gazetecilerle" ilgili zaten birşey demeye gerek yok onlar izin almadan yazıp çizemedikleri için vatandaşın gözünde zaten hak ettikleri yerdeler.

Yıllardır Beylikdüzü, Büyükçekmece, Esenyurt başta olamak üzere İstanbul ve tüm Türkiye genelinden haberler vererek ilkeli yayıncılık yapmaya devam ediyoruz. Beylikdüzü ile ilgili Beykonakları, Vira İstanbul, Beylikdüzü Fetö Danışmanı Erkan Karaarslan ve Ekrem İmamoğlu İlişkileri ile Beylikdüzü koruluklarının west side projesine peşkeş çekilmesi haberlerimiz ile birlikte kamuoyunun ilgisi ve bu alanların halkın baskısı ile peşkeşi engellememiz ve rantların önlenmesinde payımız oldu.

Gelelim saldırı olayına o gece orda ne oldu?


CHP'li Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu o gece "Beyaş" toplantısında Bey 2023 evleri site toplantısında kat malikleri önünde site sakini Gazeteci arkadaşım Adnan Sular'ı ve beni talimatı ile korumaları ve CHP'li meclis üyelerinin saldırısının sonucu darp edildik.

Gazeteci olarak toplantıyıa Gazeteci Arkadaşım kat maliki Adnan Sular'ın misafiri olarak takip ediyordum. Mesleğimiz gereği Kamara çekimi yapmaya başladım o esnada Gazeteci Adnan Sular söz hakkı aldı mikrofon geldi ve sorusuna başladı fakat Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu sen kim oluyorsun diye soruyu ilk etapta sordurmak istemedi. Girişte sitemize hoşgeldiniz diyerek başlayan soru sorulmadan saldırı ve darp girişimi başladı. Mafya vari bir saldırı şekliyle ilk önce elimdeki ceptelefonlarım GASP edildi itiş kakış başladı ve seslerden anlaşılacağı üzere bir encümenin ağır küfürleri eşliğinde suratıma yumruk yedim arbede esnasında Dudağım patladı ve ön iki dişim kırıldı! Dışarı atıldık ve polisi arayarak olay yerine ekip istedik.

Gelen ekipler SUÇLULARA işlem yapmadan kaçmalarına açık açık göz yumdular. Karakola gittik şikayetçi olduk Hastaneye götürüldük Darp raporu aldık. Zanlılara işlem yapılmaması tarafımı şaşkına çevirdi ve Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığına giderek nöbetçi savcı ile görüşmek istedim. "Kendisinin evde uyuyor olduğunu öğrendim" bu olaylara olay yerine gelen duyarlı Beylikdüzü halkı şahit oldu ve hatta görüntü ve çekimlerle bu yaşanan olayları kayıt altına aldık.

Bölgemizde Bomba patlasa yetkililerin haberi olmayacağını Bölgenin çetelerin elinde olduğunu gördük. Bizlerin mağduriyeti bir yana vatandaşlar acaba daha neler yaşıyor diye düşünerek daha fazla yayın yaparak ulusal medyadan yardım talebinde bulunduk.

Türk Basın yayın dünyası ve medya bu çağrımızı görev bilerek yayınlarını yaptılar ve görüntüleri servis ettiler. Şimdi bu sözü yazıyorum bir gazeteci abim geçmiş olsun dileğinden alıntıdır. "Kalemini satan ŞEREFSİZ gazetecilerin yüzünde ÖPÜCÜK, kalemini satmayanların yüzünde YUMRUK izi olur.." dedi hoşuma gitti ve bende sosyal medyada bu sözü yayınladım. Aslında bazen bu kadar uzun bir yazıya bedel bu cümleler herşeyi anlatmaya yeter.

Öncelikle nasıl olduğumu merak eden dostlarıma dişlerimi iki günlük tedavi ile diş estetiği yaptırdım! Dudağımda yavaş yavaş kabuk bağlıyor. Şeker hastası olduğum için arada şekerim oynasada onuda serumlar ve ilaçlarla yoluna koyuyoruz.Çok iyiyim bu işlemlerden dolayı yazıyı anca yazabiliyorum hepinize şükranlarımı sunuyorum.

Şimdi her ortamda basın özgürlüğünden dem vuran sahtekarlara Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleri ile cevap verelim...

“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir” (1922)

“Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.” (1925)

“Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir. (1924)

“Cumhuriyet devrinin kendi anlayış ve ahlâkını taşıyan basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan geçmiş devir gazetelerinin ve adamlarının düzeltilmesi mümkün olmayanları ulusun gözünde belirlenirken, öte taraftan Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip yükselmektedir. Büyük ve soylu ulusumuzun yeni çalışma ve uygarlık yaşamını kolaylaştırıp özendirecek işte ancak bu anlayıştaki basın olacaktır.” (1 Kasım 1925, TBMM)

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır” (1929)

“Gazeteciler, kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır” (1923)

“Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz” (1923)

“Önem ve yüceliği cihan medeniyetinde açıkça kendisi gösteren basına, hükümetimizin birinci derecede önem vermesi; bu hususta sarf edeceği mesaiyi, millete ifa ile mükellef olduğu hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüksek Meclisin kesinlikle isteyeceği hususlardandır” (1 Mart 1922)

“Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir” (1924)

“Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi. Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır.” (05.02.1924, İzmir’de gazetecilerle)

Sadece gazetecilerin görevi değil bu Gençlerede bakın ne mesajlar verilmiş Sahte Atatürkçüleri kızdıracak bu yazımız.

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
     

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Adnan EREN
15.04.2017

beylikdüzü - beylikdüzü haber - beylikdüzü haberleri- beylikdüzü haberci - beylikdüzü haber merkezi - beylikdüzü belediyesi - beylikdüzü sakinleri
BEYLİKDÜZÜ HABER

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Yarın Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz ?

    banner251
    ARŞİV