banner238

banner228

banner220

banner245

banner246

banner247

banner287
22 Haziran 2021 Salı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Bahçeli’den Ahmet Şık’a: Türkiye katil olsaydı bulunduğu yer mezarlık olurdu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ı "Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir” şeklindeki ifadeleri dolayısıyla sert sözlerle eleştirdi.

08 Haziran 2021 Salı 12:00
Bahçeli’den Ahmet Şık’a: Türkiye katil olsaydı bulunduğu yer mezarlık olurdu
banner263
Bahçeli’den Ahmet Şık’a: Türkiye katil olsaydı bulunduğu yer mezarlık olurdu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ı "Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir” şeklindeki ifadeleri dolayısıyla sert sözlerle eleştirdi. Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri, Ahmet Şık'a yönelik olarak "Türkiye Cumhuriyeti Devleti katil olsaydı bugün bulunduğun yer Türkiye Büyük Millet Meclisi değil mezarlık olurdu" dedi.
Beylikdüzü Tabela

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Bahçeli, "Deniz salyasının kıyılarımızda dikey bir hareketle dibe doğru indiği de gözlenmektedir. Deniz canlılarının oksijeni kesilmektedir. Bir çevre felaketiyle karşı karşıya olduğumuz açıktır" dedi. Bahçeli, "TİP'li bir milletvekilin "Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor" iftiraları karşısında ne yapacağız? Böyle bir alçak, TBMM'de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor. Devlete katil diyen bu soysuz hazinesinden maaşını alıyor. Bu suçlu bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti katil olsaydı bugün bulunduğun yer TBMM değil mezarlık olurdu. Bununla birlikte HDP'li bölücü milletvekillerine gereği yapılmalıdır. HDP'nin kapatılması, siyasetten kaydının silinmesi, hepimizin ve özellikle AYM'nin namus borcudur" ifadelerini kullandı.
 

Bahçeli'nin Şık'a yönelik kullandığı ifadeleri şöyle:

TİP'li bir vekilin 'Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor.' iftiraları karşısında ne yapacağız? Bu hainin dokunulmazlığını kaldırıp doğruca adalete teslim etmeyecek miyiz? Böyle bir alçak, TBMM'de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor. Devlete katil diyen bu soysuz, devletin her imkanından istifade ediyor. HDP'lilerin fütursuzluğundan cesaret alan bu suçlu bilmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti katil olsaydı bugün bulunduğun yer TBMM değil, mezarlık olurdu. İktidarı zayıflatacak her türlü politikayı meşru gören bu bölücünün layık olduğu yer Gazi Meclis'in çatısı değil, parmaklıkların arkasıdır.
“AYM’nin ikinci iade şansı yok”

Bahçeli, yeniden kapatma davası açılan HDP hakkında gözlerin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) çevrildiğini söyledi. “AYM’nin Yargıtay’ın hazırladığı iddianameyi ikinci kez iade etme şansı olmadığını” söyleyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

HDP'nin kapatılma süreciyle bölücü milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarının görüşülmesi maalesef savsamaktadır. Bundan sonra bütün gözler AYM'ye çevrilecektir. İkinci kez iade seçeneği de kalmamıştır. HDP'nin kapatılması artık hukukun konusudur. Bu kanlı ve karanlık sayfa açılmamak üzere kapatılmalıdır. Bölücü milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarının TBMM'de görüşülüp karara bağlanması neden gecikmektedir?

Ahmet Şık ne demişti?

Ahmet Şık, katıldığı bir programda "Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir” şeklinde bir ifade kullanmıştı.

Hakkında soruşturma açılan Şık, “Devlet katil sözlerim nedeniyle eleştirileceksem/yargılanacaksam eksik tespit yaptığım için bu olmalı. Çünkü devlet seri cinayetler işleten bir katildir. Hiçbir devlet yoktur ki elinde kan olmasın" açıklaması yapmıştı.

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar:

Bugünkü şartlarda çevre sorunları sadece çevre kirliliği olarak değil, toplumsal, siyasal boyutları olan karmaşık sorunlar yumağı haline gelmiştir. Marmara Denizi'nde baş gösteren, kıyılarımızda feci bir boyuta ulaşan deniz salyası daha derinlikli düşünmemizi sağlamıştır. Mikrobiyolojik varlıklar yoğun şekilde sahillerimize tutunmuştur.

"BİR ÇEVRE FELAKETİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Deniz salyasının kıyılarımızda dikey bir hareketle dibe doğru indiği de gözlenmektedir. Deniz canlılarının oksijeni kesilmektedir. Bir çevre felaketiyle karşı karşıya olduğumuz açıktır. 
Ülkemizin bütüncül bir çevre politikasıyla maruz kaldığı riskleri en aza çekeceği inancındayız. Kıyı planlaması ve yönetim sistemi uygulanmalıdır. Entegre çevre politikaları geliştirilmelidir. Bizlere düşen asil görevlerden bir tanesi de çevre duyarlılığının tesis etmektir. Çevre duyarlılığıyla birlikte çevre dostu teknoloji kullanımı özendirilmelidir. Orta Avrupa ülkelerinden gelen atıkların Karadeniz'e taşınmasını önlemek amacıyla muhatap ülkelerle mutabakat sağlanmalıdır. Kirli bir denizin çevresinde sağlıklı bir hayat kurulamayacaktır. Günümüz dünyasında çevre sorunlarıyla insan sorunlarını birbirinden ayırmak neredeyse imkansızdır. Tahrip olmuş bir doğa, talan edilmiş bir medeniyete davetiyedir. Çevreyi dikkate almayan her adımın sonuç itibariyle faturası ağır olacaktır. Kaldı ki ekolojik hassasiyet ve çevre etiğinin ilkelerine uymak hem bugünümüze değer yükleyecektir.
"TEMİZLİĞİ YÜREKTEN DESTEKLİYORUZ"

Çevre demek aynı zamanda vatan demektir. Sahillerimizi işgal eden deniz salyasıyla mücadele konusunda alınacak tedbirlere destek vereceğimizi , yapılacak her çalışmanın yanında duracağımızı kararlılıkla ifade ediyorum. Eylem planını bugünden itibaren 7/24 esasıyla Marmara Denizi'ndeki temizliği yürekten destekliyoruz. Deniz salyası belasını yenmek için el birliğine güç birliğine ileri düzeyde ihtiyaç olduğu asla unutulmamalıdır. 

Dilek ve ümidimiz siyasi etik yasasının daha fazla gecikmeden süratle çıkarılmasıdır. Siyaset centilmenlik içinde yapılmalıdır. Söylenenin aksine su testisi su yolunda kırılmadan adresine ulaşılabilmelidir, siyaset bunun için vardır. Doğru sözlü, yüce gönüllü, yumuşak huylu, ağır başlı, zalime düşman mazluma dost bir siyaset huzurun anahtarıdır.

Geçmişine sırt dönüp çıkarlarına bakanların görünürlüğü artmıştır. Türkiye'de Başbakanlık yapmış bir şahsın, kendisiyle birlikte mezara gitmesi gereken sırları saçması, devletin kimlere geldiğini göstermiştir. Serok Ahmet böyledir, bu Serok'un yanında sakın konuşmayın aman ha sır verme gafletine düşmeyin. Aynı şey selamsız Babacan için de geçerlidir. Serok için deniz bitmiş, filikası su almıştır.

Zillet İttifakını asıl ve yedek kadrosunu teşkil eden siyasi partinin başkanlarının iddia ve itirafları düşünce namusu açısından yüz kızartıcıdır. Demokrasinin hakim olduğu ülkelerde muhalefet partileri birbirleriyle çelişir gibi olan düşüncelerini göstermekte sorumludur. Demokrasinin bekası iki ucu keskin bıçak gibi parlayan bu hassasiyete bağlıdır. Herkesi buna uymaya bekliyoruz. Serak ve devasızın buna uymayacağını da peşinen biliyoruz. Eğer iktidar karşısına geçen muhalefet partileri devleti ve milleti kötülemeye pahasına da olsa her şeyi kötülemek yoluna çıkarsa, iktidarla muhalefet arasındaki husumet soysuzlaşırsa demokratik rejimin atisi yoktur. Bu sözlerin sahibi Merhum İsmet İnönü'dür. İlerleyen yıllarda İnönü'nün yerinde yeller estiği de bir başka konudur.

SİYASETTE İTTİFAK TARTIŞMALARI

Patlaması kaçınılmaz olan balonların fikir kisvesine bürünerek siyasete bürünmesi kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Maalesef bugün Türkiye'nin en önemli sorunu siyasetin kendi içinde neden olduğu açmazlardır. CHP'nin hali tamı tamına budur. Zillet ittifakı siyasetini Türkiye'ye karşı konumlandırmıştır. Organize suç örgütlerine sözcülük yapan kişiliksiz bir muhalefet vardır. Bu vatan düşmeyecek, Türk milleti zillete boyun eğmeyecektir. CHP ve İP'in siyasi idaresi güdümlüdür. Bunların rotasını belirleyen temelsiz isnatlar, küresel senaryolardır. CHP ile İP'in gizli ortağı HDP, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ortak aday çıkarmanın ciddi bir ortaklık olacağını ortaya çıkarmıştır. HDP, CHP ile İP'i çoktan kafeslemiş, üzerlerine de kilidi vurmuştur. Bunların ayağa kalkmaya mecalleri kalmamıştır. Şu anda kamuoyunu hazırlama süreci devrededir. HDP'nin CHP ile İP'i bir karara zorlaması son zamanlarda iyice yoğunlaşmıştır. 2023 seçimlerinde ne olacağından daha önce çözümü milli ve hukuki aciliyet olan devasa bir sorun vardır.

HDP'YE KAPATMA DAVASI

HDP'nin kapatılması için beklenen dava dün açılmıştır. Bu bölücü partinin hemen hemen tüm organları vasıtasıyla suç işlenmesini tahrik ettiği somut delillerde belirlenmiştir. Tüm gözler AYM'ye çevrilmiştir. HDP'nin kapatılması artık hukukun konusudur. Bu sayfa açılmamak üzere kapanmalıdır. 

AHMET ŞIK HAKKINDA SORUŞTURMA

TİP'li bir milletvekilin "Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor" iftiraları karşısında ne yapacağız? Böyle bir alçak, TBMM'de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor. Devlete katil diyen bu soysuz hazinesinden maaşını alıyor. Bu suçlu bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti katil olsaydı bugün bulunduğun yer TBMM değil mezarlık olurdu. Bununla birlikte HDP'li bölücü milletvekillerine gereği yapılmalıdır. HDP'nin kapatılması, siyasetten kaydının silinmesi, hepimizin ve özellikle AYM'nin namus borcudur.

TERÖRLE MÜCADELE

Terörle mücadeleyi her saha ve zeminde kararlılıkla icra ediyoruz. Üst düzey terör baronları başarıyla yok edilmektedir. PKK'nın Mahmur genel sorumlusunun muazzam bir operasyonla etkisiz hale getirilmesi bunlardan bir tanesidir. 






beylikdüzü - beylikdüzü keman - beylikdüzü piyano - beylikdüzü bale - beylikdüzü müzik merkezi - modern sanatlar akademisi - beylikdüzü sanat
BEYLİKDÜZÜ müzik

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Yarın Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz ?

    banner230
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV