banner238

banner228

banner220

banner245

banner246

banner247

07 Mayıs 2026 Perşembe

ODTÜ'de Türk Bayrağı'na saldırı iddiası

Sanatçı Şennur Üzgen ile Surrexpressionism Üzerine

Çağdaş sanat alanında figüratif anlatımın sınırlarını yeniden düşünmeye çağıran sanatçı Şennur Üzgen, kendi tanımladığı Surrexpressionism yaklaşımı ve 13 eserlik “Tekâmül” serisiyle dikkat çekiyor.

07 Mayıs 2026 Perşembe 21:39
Sanatçı Şennur Üzgen ile Surrexpressionism Üzerine
banner311
Büyük Haber’den Sanatçı Şennur Üzgen ile Surrexpressionism Üzerine

Çağdaş sanat alanında figüratif anlatımın sınırlarını yeniden düşünmeye çağıran sanatçı Şennur Üzgen, kendi tanımladığı Surrexpressionism yaklaşımı ve 13 eserlik Tekâmül serisiyle dikkat çekiyor. Sanatçının üretiminde ışık, madde ve içsel dönüşüm arasında kurulan ilişki, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, düşünmeye ve hissetmeye davet ediyor.

Büyük Haber olarak, sanatçının üretim dilini, Surrexpressionism kavramını ve “Tekâmül” serisinin iç dünyasını konuştuk.



Surrexpressionism neyi temsil ediyor?

Şennur Üzgen, Surrexpressionism’i yalnızca hissedilen duyguların dışavurumu olarak tanımlamıyor. Sanatçıya göre bu yaklaşım, henüz söze dönüşmemiş, bastırılmış ve bilinçaltında kalan duyguların görünür hâle gelmesini amaçlıyor.

“Sur” yani “ötesi” ile dışavurumculuğun birleşiminden doğan bu yaklaşım, net cevaplar sunmaktan çok izleyiciyi belirsizliğin içinde düşünmeye davet ediyor. Üzgen’e göre görüntü sabit bir sahne değil; içsel hareket alanı. Sessizlik ise boşluk değil, anlamın kendisine dönüşen bir ifade biçimi.



Işık, görsel unsurdan öte bir anlam taşıyor

Sanatçının eserlerinde ışık yalnızca estetik bir unsur değil, anlatının merkezinde yer alan yaşayan bir yapı olarak karşımıza çıkıyor.

Özellikle Tekâmül serisinde ışık, maddi dünyanın yoğunluğu içinde bile bir çıkış yolu arayan içsel hareketi temsil ediyor.

Şennur Üzgen, ışığı “bir nesne” olarak değil, maddenin içindeki potansiyelin açığa çıkma hâli olarak değerlendirdiğini ifade ediyor.


“Tekâmül” serisinde şehrin ve yapının müdahalesi

Sanatçının aktardığına göre serinin üretim sürecinde başlangıçta daha soyut ve atmosferik bir yapı bulunuyordu. Ancak süreç ilerledikçe kompozisyon bilinçli biçimde kırıldı ve şehir ile mimari unsurlar çalışmalara dahil edildi.

Bu mimari öğeler, disiplin, düzen ve maddeyi temsil ediyor. Işık ile yapı arasındaki karşıtlık ise tekâmülün çatışmalı doğasını görünür kılıyor. Sanatçı, bu gerilim olmadan anlatının tamamlanmış sayılmayacağını vurguluyor.



“Inward Burning”: İçe doğru yoğunlaşan enerji

Serinin dikkat çeken yapıtlarından Inward Burning, teknik açıdan da özel bir yerde duruyor.

Şennur Üzgen, akriliğin hızlı kuruyan doğasına rağmen çok katmanlı şeffaf uygulamalarla — glazing tekniğiyle — yüzeyde derinlik ve ışık etkisi kurduğunu belirtiyor.

Bu eserde ışık artık dışarıdan gelen bir unsur değil; içeride yoğunlaşan ve formu içeriden dönüştüren bir enerjiye dönüşüyor. Böylece yüzey, yalnızca görülen bir alan değil, içsel bir mekân hâline geliyor.


“Gece Fısıltıları” ile “Tekâmül” arasında ortak dil

Sanatçının Night Whispers (Gece Fısıltıları) serisinde kadın figürleri, deneyimlerin ve içsel dönüşümlerin taşıyıcısı olarak yer alıyor. Bu figürler nesne değil, anlatının öznesi.

Tekâmül serisinde figür doğrudan görünmese de ışık ve yapı arasındaki ilişki, aynı içsel hikâyenin başka bir düzlemde kurulmuş hâli olarak okunuyor.

Sanatçının ifadesiyle biri bedensel anlatım, diğeri mekânsal anlatım.



Final eserleri izleyiciye ne söylüyor?

Serinin son bölümüne yaklaşırken 12. eser, parçalanmış yapıların içinden yukarı doğru açılan ışıkla bir geçiş anı yaratıyor. Bu, çözülme ve yükselme hâli.

13.eser ise sürecin dinginleştiği nokta olarak tanımlanıyor. İzleyici, hareket ile sessizlik arasındaki ince eşikte bırakılıyor.

Şennur Üzgen’e göre burada tekâmül tamamlanmış değil; dinginleşmiş bir hâlde varlığını sürdürüyor.



Sanatçının izleyiciye bıraktığı soru

Şennur Üzgen, sergiden ayrılan izleyicinin dünyaya daha sezgisel bir bakışla dönmesini arzuluyor.

Bir binaya bakarken yalnızca yapıyı değil, içinden süzülen ışığı; bir yüze bakarken yalnızca görünüşü değil, taşıdığı görünmeyen hikâyeyi fark etmeyi…

Sanatçıya göre eğer bu farkındalık oluşuyorsa, çalışma amacına ulaşmış demektir.


Künye

  • Sanatçı: Şennur Üzgen
  • Akım: Surrexpressionism
  • Teknik: Akrilik (çok katmanlı glazing), karakalem, kolaj
  • Seriler: Tekâmül, Night Whispers, Axis of Existence, Silent Farewell






 Adnan EREN arşivinden dosyalar açılıyor















web tasarım - grafik tasarım - web yazılım - seo - seo yazılım - web reklam - web yazılımcı- web tasarımcı -
Æ SEO YAZILIM

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner251
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV