banner238

banner228

banner220

banner245

banner246

banner247

banner248
22 Ağustos 2026 Cumartesi

MEYVESİ BOL OLAN AĞAÇ ÇOK TAŞLANIR

Meyvesi Bol Olan Ağaç Çok Taşlanır

22 Ağustos 2026, 20:03
Meyvesi Bol Olan Ağaç Çok Taşlanır
Müslüm SÖYLER
Meyvesi Bol Olan Ağaç Çok Taşlanır

“Meyvesi bol olan ağaç çok taşlanır.”

Bu söz, yalnızca hayatın değil, insanlık tarihinin de sıkça doğruladığı bir gerçeği anlatır. Değer üreten, insanlara yol gösteren, toplumların düşünce dünyasını etkileyen ve geniş kitlelere ulaşan her fikir, her şahsiyet ve her medeniyet zaman zaman eleştirilerin, hatta haksız saldırıların hedefi olmuştur.

Led Neon

İslam da bundan nasibini almıştır.

İslam’ı değerlendirirken yapılması gereken ilk şey, İslam ile Arap kimliğini birbirinden ayırabilmektir. Çünkü İslam bir ırkın veya bir milletin mülkü değildir. Kur’an-ı Kerim’in mesajı insan merkezlidir; adaleti, merhameti, kul hakkını, doğruluğu, emanete riayeti, ölçü ve tartıda dürüstlüğü, yetimi ve yoksulu korumayı, akletmeyi, öğrenmeyi ve insanın kendi nefsini sorgulamasını öğütler.

Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) ise bu ahlaki ilkelerin yalnızca sözde kalmadığı, hayatın içinde karşılık bulduğu bir örneklik ortaya koymuştur. Onun doğruluğu, adaleti, merhameti, sabrı, emanete verdiği önem ve insan onuruna yaklaşımı, İslam’ın ahlaki boyutunu anlamak açısından başlı başına incelenmeye değer bir mirastır.

Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’i veya Hz. Muhammed’i eleştirmek adına doğrudan bir Arap düşmanlığı üzerinden İslam’a saldırmak, ne bilimsel düşünceyle ne de sağlıklı bir tarih okumasıyla bağdaşır.

Bir bilim insanının ortaya koyduğu bir keşfi ele alalım.

Bir bilim insanı önemli bir buluş gerçekleştirdiğinde, insanlar öncelikle ortaya koyduğu bilginin doğruluğuna, yöntemine, sonuçlarına ve insanlığa sağladığı katkıya bakar. “Hangi milletten?”, “Hangi etnik kökenden?”, “Hangi dine mensup?” soruları, ortaya koyduğu bilimsel gerçeğin doğruluğunu tek başına değiştirmez.

Bilim, bilim insanının kimliğinden bağımsız olarak değerlendirilir.



Öyleyse aynı hakkaniyeti düşünce ve inanç alanında da göstermek gerekmez mi?

Bir fikrin yanlışını aramak başka şeydir; sırf o fikrin temsilcisini veya mensup olduğu topluluğu sevmediğimiz için onun ortaya koyduğu her şeyi değersiz ilan etmek başka şeydir.

Elbette Kur’an-ı Kerim’i anlamaya çalışan herkes farklı yorumlar ortaya koyabilir. Elbette tarih boyunca Müslüman toplumların yaptığı hatalar, yanlış uygulamalar ve insan eliyle ortaya çıkan kusurlar eleştirilebilir. Bunların hiçbiri dokunulmaz değildir.

Fakat burada önemli bir ayrım vardır:

İslam’ın ilkeleri ile Müslümanların tarih boyunca yaptığı her şeyi aynı kefeye koymak ne kadar yanlışsa, bir milletin veya kişinin hatalarını İslam’ın kendisine mal etmek de o kadar yanlıştır.

Üstelik Kur’an’ın insana verdiği mesajlara, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) ortaya koyduğu ahlaki örnekliğe ve İslam düşüncesinin ilim, adalet, merhamet ve insan onuru üzerine yaptığı vurgulara bakmadan, yalnızca kusur aramak için mercek tutmak objektif bir yaklaşım değildir.

Çünkü hakikati aramak ile kusur avcılığı yapmak aynı şey değildir.

Bir insan gerçekten hakikati arıyorsa, hoşuna giden bilgileri aldığı gibi hoşuna gitmeyenleri de araştırır. Ön yargısını değil, delili merkeze koyar. İnancını sorgulamak başka; bir inancı sırf kimliğinden dolayı değersizleştirmeye çalışmak başkadır.

Türklerin tarih boyunca İslam medeniyeti içerisindeki yürüyüşü de bu açıdan ayrıca ele alınmalıdır. Türkler, İslam’la buluştuktan sonra yalnızca siyasi bir kimlik değişimi yaşamamış; ilim, sanat, mimari, hukuk, devlet anlayışı ve medeniyet düşüncesi bakımından da İslam dünyasının şekillenmesinde önemli roller üstlenmişlerdir.

Elbette Türk tarihinde de hatalar, yanlış kararlar ve eleştirilecek dönemler vardır. Hiçbir millet tarihin dışında değildir. Fakat bir milletin tarihindeki hatalar, o milletin bütün değerlerini yok saymak için gerekçe olamayacağı gibi; aynı şekilde İslam coğrafyasında yaşanan her yanlışlığın da İslam’ın özüne mal edilmesi doğru değildir.

İnsanları inançları üzerinden birbirine düşman etmek yerine, fikirleri delilleriyle tartışmayı öğrenmeliyiz.

Çünkü ilim bize araştırmayı; iman ise hakikati ararken kibirden uzak durmayı öğretebilir.

İlim ile iman birbirinin düşmanı olmak zorunda değildir.

Aksine insan, aklını kullanarak araştırırken vicdanını da kaybetmemeli; inancını yaşarken de aklını ve sorgulama yeteneğini terk etmemelidir.

Kur’an’ın insana sürekli düşünmeyi, akletmeyi ve ibret almayı hatırlatması da bu açıdan dikkat çekicidir.

Sonuçta herkes hayatını kendi inandığı doğrular doğrultusunda yaşama hakkına sahiptir. Başkasının inancına katılmayabilirsiniz. Onun düşüncesini eleştirebilirsiniz. Fakat bunu yaparken insanı küçümsemek, kimliğine saldırmak veya bir inancı sırf mensuplarının hataları üzerinden mahkûm etmek, ne bilimselliğe ne de adalete yakışır.

Bırakın insanlar; başkasının hayatına, hukukuna ve özgürlüğüne zarar vermediği sürece, inandıkları doğrular doğrultusunda huzur içinde yaşayabilsinler.

Çünkü gerçek özgürlük, yalnızca kendi inandığını yaşamak değil; başkasının da inandığını yaşayabilme hakkına saygı gösterebilmektir.

Ve belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey budur:

Daha az önyargı, daha çok ilim.
Daha az düşmanlık, daha çok adalet.
Daha az kusur avcılığı, daha çok hakikat arayışı.

Çünkü meyvesi bol olan ağaç taşlanabilir…

Ama ağacı taşlamak, meyveyi yok etmez.


Müslüm SÖYLER
BÜYÜK HABER















beylikdüzü - beylikdüzü haber - beylikdüzü haberleri- beylikdüzü haberci - beylikdüzü haber merkezi - beylikdüzü belediyesi - beylikdüzü sakinleri
BEYLİKDÜZÜ HABER

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner230
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV